FAMILY

FAMILY (2012), hayvanlarıyla birlikte yaşayan arkadaşlarımın evlerinden yola çıkan bir portre serisi. Seri, aileyi tek bir tanıma indirgemeden; birlikte yaşamanın, gündelik yakınlığın ve kurulan bağların ürettiği ilişki biçimleri üzerinden yeniden düşünmeye açar. İnsan, hayvan ve eşyalar aynı sahnede yan yana durur; çünkü “aile” çoğu zaman soy bağıyla değil, paylaşılan mekânla ve ortak hayatın ritmiyle görünür olur. Bu anlamda FAMILY, değişen aile anlatısına ve “çekirdek aile” tanımının genişleyip dönüşmesine bakan bir görsel anlatıdır.

Bu portreleri orta format bir kamera ile, arkadaşlarımın evlerine giderek ürettim. Tarihsel “stüdyo aile portresi” geleneğinin ciddiyetini ve temsil dilini ödünç alırken, onun kurduğu normatif çekirdeği içeriden yeniden yazmayı amaçladım: Aile pozunun dili evin içinde kuruluyor; “aile”yi sabitleyen roller yerine seçilmiş yakınlıklar ve birlikte yaşamanın gerçek düzeni belirleyici oluyor.

Ev burada dekor değil; ilişkilerin biçim aldığı bir sahnedir. Portreler, birlikte yaşamanın gündelik yakınlığını görünür kılar; hayvanlar ise “ek” değil, ailenin parçası ve evin eşit sakinleridir. Böylece aile, sabit rollere indirgenmek yerine seçilmiş aile biçimleri ve ortak hayat üzerinden yeniden okunur.

Bu işler bir ideal önermekten çok, olanı olduğu gibi görmeye çalışır. FAMILY, aile dediğimiz şeyin tamamlanmış bir tanım değil; zamanla, mekânla ve ilişkilerle sürekli yeniden kurulan bir alan olduğunu hatırlatan bir görsel anlatıdır. Anlatıyı açık bırakır; izleyiciyi, kendi “aile” fikrinin nerede başlayıp nerede bittiğini yeniden düşünmeye davet eder.

Keşfetmeye Devam Edin

Şişli’de Bir Apartıman

Şişli’de Bir Apartıman, İstanbul’un merkezindeki Şişli’de (Taksim’e komşu; yüzyıllardır farklı inanç ve kültürlerin yan yana yaşadığı bir hat) ürettiğim bir fotoğraf serisidir. Başlığını 1933 tarihli Lüküs Hayat operetinin girişinden alır; bu referans benim için nostalji değil, erken modernlik vaadinin bugünde nasıl sürdüğünü ve kimin için kurulduğunu sorgulayan bir çıkış noktasıdır. Seri, şarkıda parlatılan Şişli imgesiyle bugünün Şişli’si arasındaki mesafede dolaşır ve özellikle şu merakı diri tutar: Şimdi Şişli’de kimler yaşıyor, kimler yer değiştiriyor, kimler kalıyor?

Rüyalarda Buluşuruz

Rüyalarda Buluşuruz, bireysel ve kolektif hafızanın kesiştiği, kaybın, yakınlığın ve iyileşmenin izini süren bir görsel anlatıdır. 2007–2023 yılları arasında çekilmiş yaklaşık 45 bin fotoğrafın arşivinden doğan bu çalışma, iki dönemin yankılarını taşır: Gezi öncesi yılların özgür ve coşkulu kamusallığını; ardından gelen sessiz, içe dönük yılların kırılganlığını. Gezi öncesinde İstanbul’un queer gece hayatı, varoluşun ve birlikte yaşamanın görünür bir alanıydı. Şehrin sokakları, kulüpleri ve evleri; arzunun, dostluğun ve direnişin sahnesine dönüşmüştü. Kamera, bu kolektif varoluşun hem tanığı hem de eşlikçisiydi.

Cereyan

“Cereyan”, Farsça’da akış, oluş, vuku bulma demektir; kelimenin kökü olan cer, döngü ve sürekli devinimi işaret eder. Bu seri, yıllardır içimde tekrar eden karanlık dönemlerin, kayıplarımın ve iyileşme arayışımın akışını görünür kılar. Yaklaşık 120 fotoğraftan oluşan ve hâlâ süren bu çalışma, belleğin nasıl kurulduğunu; unutmanın nasıl mümkün olduğunu, hatırlamanın nerede ve nasıl başladığını sorgular.